NAZIM HİKMET YASASI
1930’lu yıllarda, yabancı filmleri, Mahmut Moral yönetimindeki Darülbedayi/İstanbul Şehir Tiyatrosu sanatçıları seslendiriyordu. Ancak bu sanatçıların konuşmaları halka doğal gelmiyordu.
İpek Film sahipleri olan aile yakın ilişkide oldukları Nazım Hikmet’e bu işi teklif etti. Nazım Hikmet'in ilk dublaj sanatçısı yaptığı sanatçılar Ferdi Tayfur ve eşi Melek’ti. İlginç ses tonu ve kendine özgü vurgularıyla Ferdi Tayfur kısa sürede "dublajın kralı" oldu.
Melek ve Ferdi Tayfur çok çalışıyorlardı. Karanlık odalarda, sabah erken saatlerde başlayıp gecenin geç saatine kadar süren dublaj işi ikisini de çok yoruyordu. Bu yorgunluğu azaltmak sadece kokainde buluyorlardı. Kokainin dozajı her geçen gün artıyordu. Bazen iş yapamaz hale geliyorlardı. Sahte bir hayat artik ikisini de esir alıyordu.
Adalet Cimcoz Ferdi Tayfur'un kız kardeşi bu kötü hayattan ikisini de kurtarmaya niyet etmişti. Ama bütün çabalar yine beyhudeydi. Kokaine para yetmiyordu.
Aşık çiftin arasına uyuşturucu parası girdi. Ve bir de bu hayatın getirdiği yasak ilişkiler.. ve Boşandılar.
Ayrı evlerde, ayrı odalarda uyuşturucu kullanmaya devam ettiler.Yetenekleri körelmekteydi. Dublaj teklifleri de seyrekleşmişti.
Uyuşturucu vücudunu yok ediyordu ve Melek 6 Aralık 1939’ta hayata gözlerini kapattı.
"Lorel-Hardy"yi tek başına özgün sesiyle seslendiren Ferdi Tayfur, zamanla eroine de bulaştı. Onun da ömrü uzun olmadı. Uyuşturucu tedavisi gördüğü Bakırköy’de, 21 Mart 1958’de yaşama veda etti.
Nazım Hikmet'in bu dublaj işini kabul ederken İpek filme sadece tek şartı sunmuştu; Dublaj yapanlar paralarını peşin alacak!
"Nazım Hikmet Yasası" bugün hala geçerlidir!
1930’lu yıllarda, yabancı filmleri, Mahmut Moral yönetimindeki Darülbedayi/İstanbul Şehir Tiyatrosu sanatçıları seslendiriyordu. Ancak bu sanatçıların konuşmaları halka doğal gelmiyordu.
İpek Film sahipleri olan aile yakın ilişkide oldukları Nazım Hikmet’e bu işi teklif etti. Nazım Hikmet'in ilk dublaj sanatçısı yaptığı sanatçılar Ferdi Tayfur ve eşi Melek’ti. İlginç ses tonu ve kendine özgü vurgularıyla Ferdi Tayfur kısa sürede "dublajın kralı" oldu.
Melek ve Ferdi Tayfur çok çalışıyorlardı. Karanlık odalarda, sabah erken saatlerde başlayıp gecenin geç saatine kadar süren dublaj işi ikisini de çok yoruyordu. Bu yorgunluğu azaltmak sadece kokainde buluyorlardı. Kokainin dozajı her geçen gün artıyordu. Bazen iş yapamaz hale geliyorlardı. Sahte bir hayat artik ikisini de esir alıyordu.
Adalet Cimcoz Ferdi Tayfur'un kız kardeşi bu kötü hayattan ikisini de kurtarmaya niyet etmişti. Ama bütün çabalar yine beyhudeydi. Kokaine para yetmiyordu.
Aşık çiftin arasına uyuşturucu parası girdi. Ve bir de bu hayatın getirdiği yasak ilişkiler.. ve Boşandılar.
Ayrı evlerde, ayrı odalarda uyuşturucu kullanmaya devam ettiler.Yetenekleri körelmekteydi. Dublaj teklifleri de seyrekleşmişti.
Uyuşturucu vücudunu yok ediyordu ve Melek 6 Aralık 1939’ta hayata gözlerini kapattı.
"Lorel-Hardy"yi tek başına özgün sesiyle seslendiren Ferdi Tayfur, zamanla eroine de bulaştı. Onun da ömrü uzun olmadı. Uyuşturucu tedavisi gördüğü Bakırköy’de, 21 Mart 1958’de yaşama veda etti.
Nazım Hikmet'in bu dublaj işini kabul ederken İpek filme sadece tek şartı sunmuştu; Dublaj yapanlar paralarını peşin alacak!
"Nazım Hikmet Yasası" bugün hala geçerlidir!
Yorumlar
Yorum Gönder