KARAKOL CEMİYETİ ve ÖZBEKLER TEKKESİ

           Özbekler Tekkesi  Maraş valisi Abdullah Paşa tarafından 1752-1753 yılında  kurulmuştur.   Nakşibendi tarikatına  bağlı olan Özbekler Tekkesi Üsküdar'ın denizden uzak tarafında yapılmıştır. Bu tekkenin  en önemli  özelliği ise  Kurtuluş Savaşında gösterdiği çabalarıdır. 
            Birinci  Dünya Savaşında mağlup olmamızın ardindan başkent İstanbul ve Anadolu’nun  birçok yeri işgal edilmişti. Anadolu'daki işgale karşı Milli Kurtuluş direnişimiz  başlamıştı.    Bu direniş hareketinin etkileriyle  Mebusan Meclisi toplanmıştı. Toplanan meclis  Misak-ı Milli kararlarını alarak başta İngilizler olmak üzere müttefiklerin tamamının tepkisini çekmişti.Ve sonunda İngilizler  Istanbul' U  resmen  işgal ettiler. Bu durumda  İstanbul  düştü  ve milli mücadele artık  Anadolu’da devam etmek zorunluluğundaydı . 
              İstanbul işgal edildikten sonra, işgalin ardından Milli Mücadele yanlısı birçok vatanperver  Anadolu’ya geçerek milli mücadeleye oradan devam ediyorlardı.
             İşgal kuvvetlerinin istibdatındaki İstanbul’dan  Anadolu’ya ulaşmak  çok zordu İstanbul’dan Anadolu’ya geçiş Karakol Cemiyeti adındaki gizli bir cemiyet ile sınırlı bir şekilde yapılabilmekteydi. 
        Mütareke döneminin  ilk milli örgütü  olan Karakol cemiyetini Kara Vasıf Bey kurmuştur. Sivas'ta yapilan kongrede tüm bölgesel milli cemiyetlerin  Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında birlesmesini kabul eden bu cemiyet örgütünü dağıtmadan bağımsız olarak da çalışmalarına devam etmiştir.
         Karakol Cemiyetinin oluşturduğu güzergah İstanbul-İzmit-Geyve-Adapazarı yoluydu ve bu yolun ilk durağı Üsküdar’da bulunan Özbekler Tekkesi’ydi.   
          Üsküdar’a geçen vatanperverler öncelikle Özbekler Tekkesine gelirlerdi. Harbiye Nazırı Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan ve Halide Edib Adıvar, Mehmed Akif Ersoy, Hamdullah Suphi (Tanrıöver), eski meclis-i mebûsan başkanı Celâleddin Arif Bey, Yunus Nadi, Miralay Kâzım(Orbay), Erzurum mebusları Hüseyin Avni, Necâti, Zihni ve Necip Beyler, Sakallı Nureddin Paşa, erkân-ı harbiye kaymakamı Seyfi, Binbaşı Saffet (Arıkan),  Çerkes Edhem’in kardeşi Saruhan Mebusu Binbaşı Reşit, Hüsrev(Gerede),  polis merkezi memurlarından Manastırlı Nuri (Conker) gibi önemli kişiler  Özbekler Tekkesi üzerinden Ankara’ya gitmişti. 
           Tekke Anadolu'ya geçişin ilk durağı olması dışında aynı zamanda haberleşme merkezi olarak da  işlev görmekteydi.
            Özbekler Tekkesinin başında bu dönemde Şeyh Ata Efendi bulunmaktaydı. Gündüzleri insanlara milli mücadelenin etrafında toplanmalarını nasihat ediyordu.                   Karakol Cemiyetinin faaliyetlerinden biri olan  İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve cephane kaçırma faaliyetlerinde de Özbekler Tekkesi ve Şeyh Ata Efendi önemli rol oynadı. İstanbul’daki cephaneliklerden temin edilen silah ve mühimmat gizlice tekkeye getirilirdi. 
             Kurtuluş Savaşı sürecinde böyle önemli bir yeri olan Özbekler Tekkesi Cumhuriyet döneminde de faaliyetlerine devam etti.    
            Tekke ve Zaviyeler 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan kanun ile kapatıldı ve değerli eşyaları Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildi. Ancak Özbekler Tekkesi bu uygulamanın dışında kaldı.
          Ata Efendinin kardeşi Münir Ertegün A.B.D'de  büyükelçilik görevi yaparken vefat edince Missouri isimli gemiyle İstanbula getirildi ve Özbekler tekkesine defnedildi. Muni Ertegün' un oğlu dünyaca ünlü  muzik prodüktörü  Ahmet  Münir Ertegun' de Şeyh Ata Efendi'nin yeğenidir. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar