ATİNA'DA İKİ RUM KÖKENLİ OSMANLI VATANDAŞI 

      Kostaki Mu­su­rus Paşa, kısa zamanda Hariciye diplomasisinde ilerlemeyi başarmış Rum kökenli bir devlet adamıydı. İlk hariciye gorev yeri 1834 Sisam Adası  idi. Adanın yönetimindeki  hoşgörülü yaklaşımla  halkın güvenini  kazanmıştır. 
       Kostaki  Musurus Paşa, Yunanistan’ın tahrikiyle çıkabilecek muhtemel  ayaklanmaları engellemiştir. Ayrıca büyük sorun olan  vergi problemlerini de kısa bir zamanda halletmiştir. 
       Gösterdiği başarılar sayesinde daha ilk memuriyetinde kendisine Sultan II. Mahmut tarafından bir iftihar nişanı verilmişti.
        Sisam Adasındaki görevini iftihar nişanıyla tamamlayan paşa, İstanbul’a döndükten bir sene sonra Sadrazam Mustafa Reşit Paşa  tarafından   Atina’ya elçi olarak gönderilmişti. Mustafa Resit Paşanın, Musurus’u Yunanistan’a göndermesinin en önemli nedeni; Osmanlı  halkları  arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını Yunanlılara ispat etmekti. Bu görev içinse Kostaki Musunuz Pasa'dan daha uygun birini bulamazdı. Yunan milliyetçilerinin tezleri de  bu atama ile çürütülmüş olacaktı.
    Osmanlı tebaasından bir Rum diplomatın, Atina’ya elçi olarak atanması,  iki devlet arasındaki gerginliğin artmasına neden olacaktı. 
        Yunan topraklarında kalan Müslümanlara ait mallara Yunan hükümeti resmen el koymuştu. Kostaki Musurus Paşa zor da olsa bu meseleyi halletmeyi bilmiş  ve Yunan hükümetinin Müslümanlara tazminat ödemesini sağlamıştı.
        Rum kökenli  bir Osmanlı elçisinin Müslümanların hakkını savunmasina Yunan medyası daha fazla tahammül edememişti.  Yunan medyası sürekli olarak Musurus Paşa ile ilgili aleyhte haberler yapıyordu. Onun  öldürülmesi gerektiği yönünde yazılar yayınlıyordu. 
       Bu  olaylar üzerine Yunan Kralının yaverine Osmanlı aleyhinde faaliyetlerde bulunduğu için Payitaht  vizesi verilmemesi Osmanlı  ve Yunan devleti  arasındaki ilişkilerin iyice bozulmasına neden olmuştu. Vize problemi  nedeniyle Musurus Paşanın Yunan Kralı tarafından tahkir edilmesine kadar varınca Bab-ı Ali tüm elçilik heyetini İstanbul’a çağırmış ve Yunan hükümetine özür dilemesi için bir nota vermişti. “Özür dilemektense tacımı ve tahtımı bırakırım” diyen Yunan Kralı ancak Rusya’nın araya girmesiyle, özür dilemiş ancak bu gecen süreçte yaşananlar hiç unutulmamıştı.
     Ilişkilerin yumuşaması ile yeniden  Atina’daki görevi başına  dönen Musurus Paşa, Yunan tarafında bu sefer hiç hoş karşılanmadı. Paşa'yı bölgede çıkan her türlü huzursuzluğun sebebi olarak gosterip, protestoların hedefi haline getirmişlerdi.
    Ve sonunda  elçilikte çalışan bir Rum görevli, Musurus Paşanın odasına girip beş el ateş etti. Atik davranan paşa kurşunlardan sadece birinin hedefi oldu ve sağ kolundan  yaralandı. Ateş eden kişi Osmanlı vatandaşı bir Rum’du. Suçlunun yakalanıp Osmanlı tarafına teslim edilmesi yeni bir krizin çıkmasını engelledi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar