ALMAN SPOR SANAYİSİNİN DÜŞMAN KARDEŞLERİ
Almanya'nin Bavyera eyaletinin Herzogenaurach kasabasında ayakkabı tamircisinin çocukları olarak dünyaya geldiler. Tutkulu bir sporcu olan ağabey, babasının çıraklığını yaptiktan sonra spor ayakkabı üretimine başladı.
Beş yıl sonra erkek kardeşi ile birlikte ilk defa çivi pençeli futbol ayakkabısı ve atletizm yarışmaları için ilk sivri çivili ayakkabıları tasarladılar ve bu ayakkabılar Olimpiyat oyunlarında kullanıldı.
Naziler askerlere postal yapmak için fabrikayı devraldıktan sonra savaşın sonlarına doğru Adi Dassler, işgalci ABD birlikleriyle dostluk kuruyor. Bu sırada Rudi, asker olduğu için ABD tarafından esir alınıp kampa düşüyor. Savaş sonrasında iki kardeş bir süre daha birlikte çalışıyor, ancak Rudi, müttefikler nezdindeki nüfuzunu kullanıp kendisini esir kampından kurtarmadığı için kızgın olduğu Adi’den ayrılıyor. İki kardeş, Dassler adını ürünlerinde kullanmamak üzere anlaşıyor ve yollarına ayrı ayrı devam ediyorlar.
Herzogenaurach'tan gelen ayakkabılar, Amerikalı süper atlet Jesse Owens 1936 Berlin Olimpiyat oyunlarında uzun atlamada, 100 m ve 200 m sprint ve 4x100 m bayrak koşusunda spor tarihine geçerken ayağında bu iki kardeşin ayakkabıları vardı.
Kırklı yılların sonunda erkek kardeşi geri dönüşü olmayan kavgadan sonra, kardeşi "Puma" adı altında kendi şirketini kurdu. Ağabey de ürünlerini bundan böyle "Adidas" markası ile sunmaya başladı.
Halen Herzogenaurach kasabasının bir ucunda Adolf Derslerin Adidas'ı, diğer ucunda ise Rudolf Dassler'in Puma'sı bulunmaktadir.
Kasabada düşmanlık daha ilkokulda başlıyor. Adidas çalışanlarının Adidas giyen çocukları, Puma çalışanlarının Puma giyen çocuklarıyla oynamıyor. Yetişkinler birbirini görünce yolunu değiştiriyor, konuşmuyor ve karşı kamptan biriyle evlenmiyor. Eş-dost çevreleri firmaya göre kuruluyor. Fasching zamanı Puma ve Adidas ayrı ayrı balolar veriyor. Adidas’çılar biralarını Ansbacher Tor’da, Puma’cılar ise Cafe Mauser’de yudumluyor.
Yorumlar
Yorum Gönder