GARGARAN TEPESI
İliada destaninda;" Zeus, arabasına, uçuşu tez, ayakları tunçtan, alınlarındaki yele altından iki at koştu. Kendi de omuzlarına altın elbiseler atarak eline bir altın kamçı aldı; sonra arabaya bindi ve bir kamçı vuruşu ile atları havaya kaldırdı. İçleri ateş dolu hayvanlar yer ile yıldızlı gök arasındaki geniş uzay içinde uçtular. Bu gidişle pınarları çok İda Dağı’na, canavarlar yatağı GargaranTepesi’ne ulaştı" diye betimlenen tepe Gargaran tepesine uğradık.
Gargaran tepesine ,Küçükkuyu'dan 2 km yukarıda Adatepe köyünde aracı bırakıp yaklaşık 1 km. dik bir tepeye tırmanıyorsunuz. Ve karşınızda Gargaran Tepesi üzerindeki Zeus Altarı .
Görünüm itibarıyla çok ilginç ve bakımlı bir yer olmasa da üç onemli mitolojik olayın geçtiği yer olması ; (Zeus'un doğduğu yer, Troia Savaşı'nı tanrıların izlediği yer ve Zeus'un Afrodit'e ilk kez aşık olduğu yer olması ) buranın önemine işaret eder.
Zeus Yunan mitolojisinde en güçlü ve önemli tanrıdır. "Tanrıların ve İnsanların Babası"dır. Gökyüzünün, şimşek ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Çoğu zaman elinde bir şimşek ile resmedilmiştir. Bereket ile özdeşleşmiştir, yağmur ondan beklenir. Aynı zamanda tanrıların kralı olduğu için taht ve asa ile de sık sık betimlenir.En bilinen özelliklerinden biri de çapkın oluşudur. İstediği her şeyin şekline girebilen Zeus'un mitolojide bulunduğu yer burası.
Gargaran tepesi ise Yunan mitolojisine göre Zeus'a kurbanlar( hayvan ve genc kız) sunmak üzere yapılmış bulunan sunak olan Zeus Altar'ına ev sahipliği yapar. Eski Yunanlılar, savaşlarda galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün almak, felaketlerden korunmak gibi sebeplerle tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi. Böylece kurban verdikleri müddetçe Zeus onlari kötülüklerden korurmuş.
Zeus altarının gunumuzdeki hali ise ; tarihi çok güzel, ulaşımı zor ve kendisi ise günümüz itibarıyla bakımı gerekli olan bir yer olarak tarifleyebilirim.
İliada destaninda;" Zeus, arabasına, uçuşu tez, ayakları tunçtan, alınlarındaki yele altından iki at koştu. Kendi de omuzlarına altın elbiseler atarak eline bir altın kamçı aldı; sonra arabaya bindi ve bir kamçı vuruşu ile atları havaya kaldırdı. İçleri ateş dolu hayvanlar yer ile yıldızlı gök arasındaki geniş uzay içinde uçtular. Bu gidişle pınarları çok İda Dağı’na, canavarlar yatağı GargaranTepesi’ne ulaştı" diye betimlenen tepe Gargaran tepesine uğradık.
Gargaran tepesine ,Küçükkuyu'dan 2 km yukarıda Adatepe köyünde aracı bırakıp yaklaşık 1 km. dik bir tepeye tırmanıyorsunuz. Ve karşınızda Gargaran Tepesi üzerindeki Zeus Altarı .
Görünüm itibarıyla çok ilginç ve bakımlı bir yer olmasa da üç onemli mitolojik olayın geçtiği yer olması ; (Zeus'un doğduğu yer, Troia Savaşı'nı tanrıların izlediği yer ve Zeus'un Afrodit'e ilk kez aşık olduğu yer olması ) buranın önemine işaret eder.
Zeus Yunan mitolojisinde en güçlü ve önemli tanrıdır. "Tanrıların ve İnsanların Babası"dır. Gökyüzünün, şimşek ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Çoğu zaman elinde bir şimşek ile resmedilmiştir. Bereket ile özdeşleşmiştir, yağmur ondan beklenir. Aynı zamanda tanrıların kralı olduğu için taht ve asa ile de sık sık betimlenir.En bilinen özelliklerinden biri de çapkın oluşudur. İstediği her şeyin şekline girebilen Zeus'un mitolojide bulunduğu yer burası.
Gargaran tepesi ise Yunan mitolojisine göre Zeus'a kurbanlar( hayvan ve genc kız) sunmak üzere yapılmış bulunan sunak olan Zeus Altar'ına ev sahipliği yapar. Eski Yunanlılar, savaşlarda galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün almak, felaketlerden korunmak gibi sebeplerle tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi. Böylece kurban verdikleri müddetçe Zeus onlari kötülüklerden korurmuş.
Zeus altarının gunumuzdeki hali ise ; tarihi çok güzel, ulaşımı zor ve kendisi ise günümüz itibarıyla bakımı gerekli olan bir yer olarak tarifleyebilirim.
Yorumlar
Yorum Gönder